|
|
Projelerimiz

Untitled 1

SAROS YAPAY RESİF PROJESİ
KEŞAN 2010
Hazırlayan ve derleyen : Savaş Yapman (Proje Teknik Danışmanı)
Proje sorumlusu ;
Bu proje ilgili konuda Türkiye’nin en kapsamlı projesi olup, ESTAB tarafından
yapılmaktadır.
ESTAB ( T.C EDİRNE VALİLİĞİ EDİRNE SAROS TRUZİM VE ALT YAPI HİZMET BİRLİĞİ ) ;
Birliğin üyeleri; Edirne İl Özel İdaresi ,Enez Belediyesi,İpsala
Belediyesi,Keşan Belediyesi, birliğin üyeleridir.
Birliğin başkanı ; Birliğin başkanı, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan ‘ dır.
Birliğin amacı ve üyelerce birliğe devredilen görev ve hizmetler;
Edirne İli Enez ,İpsala,Keşan İlçeleri sınırları içerisinde Turizmi koruma ve
gelişim bölgeleri ile Turizm Merkezlerinde alanın bütüncül bir anlayışla
korunması ,geliştirilmesi,tanıtımı,Turizme ilişkin sosyal teknik altyapının
gerçekleştirilmesi ve işletilmesini sağlamaktır.
Önsöz,
“Saros Körfezi” ülkemizin yaşayan tek denizi. Neredeyse doğal bir akvaryum.
İçinde yaşayan canlı türü, ülkemizdeki hiçbir denizde olmadığı kadar bir
çeşitlilik içeriyor. Jacques-Yves Cousteau bir kitabında “Dünyada eşi olmayan
bir yer” diye kaleme aldığı muhteşem bir deniz. Ancak her geçen gün pek çok
nedenden doğal habitatların yok olduğu bir gerçek. Bölge balıkçıları daha önceki
yıllarda neredeyse tüm ekonomik yaşamlarını denizden sağlarken artık farklı
alanlara kayarak ekonomilerine çözüm arıyorlar.
Bölgenin en önemli turizm kaynaklarından biri olan dalıcıların 10 yıl önce
zevkle dalıp, pek çok canlıyı bir arada gördüğü dalış noktalarının ise, artık
sadece ıslanmak için girdileri bir suya dönüştüğü de bir başka gerçek. Bu
koşullar; gerek denizden, gerekse de denize bağlı turizmden gelen ekonomik
girdilerin azalması, bölgede ne yapılabilir ? sorusunu düşündürmeye
başlamıştır.Yapılan çalışmalar, dünyada çok sayıda uygulaması bulunan “Yapay
Resif” ler projesini gündeme getirmiştir.
Doğal habitatların korunması, rehabilitasyonu ve yenilerinin oluşturulmasında
kullanılan en önemli araç yapay resif uygulamalarıdır. Çeşitli zamanlarda
yapılan bilimsel toplantılarda konunun uzmanı bilim adamları tarafından kıyısal
alanlara yapay resif yerleştirilmesinin en makul çözüm olduğu karar birliğine
varılmıştır. Amaca uygun olarak doğru bir şekilde seçilmiş ve yerleştirilmiş
olan yapay resifler yukarıda bahsedilen tüm kötü etkilerin giderilmesi ve mevcut
habitatların zenginleştirilmesinde oldukça etkilidir.
Yapay resifler; hem kıyısal, hem de açık sulardaki av sahalarına balık toplamak,
mevcut kabuklu ve balık habitatlarını geliştirmek veya yeni habitatlar
oluşturmak, ayrıca bölgesel olarak balık biyokütlesini arttırmak amacıyla deniz
dibine yada su kolonuna yerleştirilen doğal veya insan yapımı nesneler olup
yerleştirildikleri yere göre farklı isimler almaktadır.
İlk kayıtlı yapay resif uygulamaları, Japonya kıyılarında 100 yıl öncesine
dayanmaktadır. Japonya şu anda yapay resiflere ayırdığı bütçe ve inşa
teknolojisi ile dünya lideridir.
Bu konudaki uygulamaları ile ABD, Japonya'yı takip etmektedir. ABD'deki
uygulamalar sportif balıkçılık ve dalış turizmine odaklanmıştır. Bu iki ülkeyi,
1970'li yıllarda yapay resif projelerine başlayan kuzey Akdeniz ülkeleri
izlemektedir. Bizim de içinde yer aldığımız bu grupta, yapay resifler genellikle
biyolojik çeşitliliği arttırmak, küçük ölçekli balıkçılığı desteklemek ve yasa
dışı trolcülüğü engellemek için kullanılmaktadır.
Avrupa ülkelerinde Yapay Resif uygulamaları 1960’lı yıllarda başlamış ve
1980-1990 yılları arasında hızlı bir şekilde artmıştır. Genelde Atlantik
Okyanusunun batı kıyılarında ve Akdeniz’de değerli olan deniz çayırı yataklarını
trollerin verdiği zarardan korumak amacıyla yapılmıştır.
Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve bir çok Avrupa ülkesinde
yapılan Yapay Resif uygulamalarında çok farklı şekil ve dizayna sahip daha
fonksiyonel Yapay Resif’ler kullanılmaktadır. Hatta modern Yapay Resif
modüllerini üretmeyi kendine iş edinmiş işletmeler bile kurulmuştur.
Ülkemizde ise, son 15 yılda tahrip olmuş ekosistemlerin yeniden canlandırılması
ve kıyı bölgelerinde büyük tekne ve av araçlarıyla yapılan yasa dışı
balıkçılığın önüne geçilmesi amacıyla Yapay Resif uygulamalarına başlanmıştır.
İlk olarak 1989 yılında Ege Üniversitesi Su ürünleri Fakültesi’nin tarafından 10
adet eski troleybüs İzmir körfezine başlanan çalışmalara, sonraki yıllarda yine
Ege Üniversitesi, yerel belediyeler ve balıkçı kooperatiflerinin iş birliği ile
Muğla ve İzmir (İç Körfez, Gülbahçe, Urla, Hekim adası, Dalyanköy, Ürkmez, Foça
ve Zonguldak, Gümüldür) de yapılan çalışmalarla devam edilmiştir .
YAPAY RESİF NEDİR ?
Yapay resif, hassas ekosistemlerin korunması ve balıkçılığın geliştirilmesi
amacıyla, kaynakların üretimini artırmak ve desteklemek için tasarlanıp zemine
yerleştirilen sucul canlılara özel yapay barınaklardır. Yapay resifler basitçe
denizde bulunan doğal kayalık ve mercan resiflerinin taklit edilmesinden
ibarettir. Yapay resif projelerinin amacı ayrıntılı olarak tanımlanmalı,
gerekçeleri belirtilmelidir.
Projenin amacı, yer seçimi, resif inşaatını ve yerleştirme stratejisini doğrudan
etkileyeceği için önemlidir.
YAPAY RESİF YAPIMINDA HANGİ MALZEMELER KULLANILIR,
• Çevre açısından GÜVENLİ
• Teknik açıdan FONKSİYONEL
• Mali açıdan EKONOMİK
• Kullanım açısından DAYANIKLI
• BETON
• ÇELİK
• PVC
Yapay resifler aşağıda sıralanan amaçlar için gerçekleştirilirler.
1- Önemli denizel habitatları (deniz çayırları gibi) korumak.
2- Yavru balıkların beslenmesi ve barınması için uygun alanlar yaratmak.
3- İstakoz, böcek ve ahtapot gibi habitat bağımlı türlere habitat sağlamak,
4- Sportif balıkçılık ve dalış turizmini geliştirmek,
5- Küçük balıkçı takımlarının (uzatma ağı, pareketa gibi) verimini artırmak,
6- Hassas ekosistemlerin ve bozulmakta olan populasyonların korunmasında ve
geliştirilmesinde etkinliği artırmak,
7- Yasadışı balıkçılık faaliyetlerini engellemek,
8- Yetiştiricilik faaliyetlerinde yeni yerleşim alanları katkısı sağlayarak
deniz bitkileri ve kabukluları yönünde deniz faaliyetini artırmak,
9- Kıyıların doldurulması sonucu kaybolan habitatları dengelemek,
10- Bilimsel araştırma yapmak,
Sonuç olarak; su altına yapılacak nitelikli ve çevreci oluşumlar hem su altı
kaynaklarının artmasına hem de turizm sektörüne büyük katkılar sağlamaktadır.
Bu iki sonuç neticesinde Saros bölgesi de , truzim girdisiyle daha fazla iş
imkanları ve kazanç sağlayacaktır. Aksi takdirde bu gibi yapıcı önlemler
alınmazsa, su altında azalan kaynaklardan dolayı dalış sporu yapanlara
gösterecek materyaller yavaş yavaş yok olacak ve ciddi girdi getiren bir sektör
olan su altı turizmi de önümüzdeki yıllarda, yarattığı istihdam ve kaynakları
kaybedecektir.
SAROS YAPAY RESİF PROJESİNİN AMACININ BELİRLENMESİ,
Kabaca çeşitli malzemeler kullanılarak, belirli amaçlar doğrultusunda deniz
tabanına yerleştirilen yapıların yapay resif olarak adlandırıldığını
açıklamıştık. Genel uygulamalarda, özel olarak imal edilmiş olan beton bloklar,
çeşitli ebatlarda beton künkler dışında, hurda araçlar ve "fırsatçı malzeme"
denen, nispeten ucuza
mal olan eskimiş veya görevini tamamlamış hurda gemi, uçak ve tank gibi araçlar
da resif olarak kullanılmaktadır.
Projenin teknik ekibince projenin anlam olarak da zenginleşmesi için bu
“fırsatçı malzeme” lere bir misyon yüklemenin önemi düşünülmüş, bu misyonun ne
olması üzerine yapılan düşünsel çalışmalar bizleri Çanakkale savaşlarına ve bir
Sualtı Tarih Müzesi oluşumuna yöneltmiştir.
Yapılan araştırmalar sonucu Dünyada bir “Sualtı Tarih Müzesi” tanımına uyan bir
çalışma olmadığı belirlenmiştir. Planlanan projede “fırsatçı malzemelerin” de
kullanılacak olması, bizleri “Dünyanın ilk Sualtı Tarih Müzesi” ni proje
bünyesinde gerçekleştirerek, bölgemize ve Ülkemize tarihsel bir ilki kazandırma
kararı aldırmıştır.
Neden Sualtı Tarih Müzesi ?
Kısaca tarihimize bir göz atarsak; Cumhuriyetimiz öncesi tarhin en geniş
sınırlarında 600 yıl hüküm süren saltanatını 20. yy başlarında kaybetmeye
başlayan Osmanlı İmparatorluğu, dışta ve içte yaşadığı mücadeleler ile çöküyor,
topraklarını ve gücünü kaybediyordu.
Artık Osmanlı Devleti, Trablusgarp ve Balkan Savaşları ile arka arkaya gelen
yenilgiler sonucu Doğu Trakya dışında Avrupa’daki bütün topraklarını kaybetmiş,
saygınlığını ve gücünü yitirmişti.
Artık Osmanlı Devleti bir hasta adama benzetiliyor ve ölümü bekleniyordu. Bazı
ülkeler tarafından da paylaşım planları hazırlanıyordu.
Osmanlı Devleti’nin elinde bulunan boğazlar, günümüz koşullarında bile
konumları, stratejik, ekonomik ve kültürel nedenleriyle özellikle Avrupa için
çok büyük bir önem taşıyorlardı..
Boğazlardan geçilebilirse, tüm Müslüman sömürgeleri sindirilecek, Avrupa
devletleri uzun vadeli tüm amaçlarını elde etmiş olacaklardı..
Bu haçlı düşünceyle İngiltere 28 Ocak 1915’ te Osmanlı’ya savaş kararı aldı ve
bu karara Fransa’ da katıldı.
Gerçek şu ki ; Çanakkale savaşları yok edilmek istenen bir Ulusun, şanlı
direnişinin inanç, deha ve kanla kazanılmış muhteşem bir dünya destanıdır.
Bizler ulus olarak , William Churchill’in anılarında “kaybettiğim tek savaş”
diye nitelendirdiği Çanakkale savaşlarını ve kanla kazanılan bu zaferi asla
unutmamalıyız. Bu ulusal zaferi, nesiller boyunca taşıyabilmek ve anlatabilmek
için Sualtı Tarih Müzesi’nin önemli bir araç olacağını düşündüğümüz için bu
proje içerisinde gerçekleştirmeyi bir amaç edinmiş olmaktayız.
NELER PLANLIYORUZ ,
1- Yapay resif blokları;
Yerel balıkçılığın desteklenmesi için iki farklı bölgeye 400 adet yapay resif
blokları yerleştirerek balıklara yeni barınaklar yaratmak. Bu sayede,
a- Önemli denizel habitatları (deniz çayırları gibi) korumak.
b- Yavru balıkların beslenmesi ve barınması için uygun alanlar yaratmak.
c- İstakoz, böcek ve ahtapot gibi habitat bağımlı türlere yeni habitatlar
sağlamak
d- Sportif balıkçılık ve dalış turizmini geliştirmek
e- Küçük balıkçı takımlarının (uzatma ağı, pareketa gibi) verimini artırmak.
2- Sualtı Tarih Müzesi ;
a- Bir adet “Deniz Yıldızı” biçiminde kapalı müze alanı.
Bu müze alanında Ulusumuzun ve Çanakkale savaşlarına katılmış tüm Ulusların
Çanakkale savaşları ve ulusal mücadelemiz ile ilgili resim ve heykel olarak
tasfir edilerek görselleştirilecek.
b- İki adet açık müze alanı.
Çanakkale savaşlarını ve tarihini ifade eden, savaşa katılmış tüm ulusların
asker, anıt ve heykellerinden oluşan görselleri, tabyalarla bütünleştirerek
dünya tarihine malolmuş bu büyük savaşı dalarak gezilebilen alanlarda
ölümsüzleştirmek. (Türk-Anzak asker heykelleri,Seyit onbaşı ile topu gibi)
c- Edirne-Keşan bölgesinin M.Ö. 30. yüzyıldan itibaren Luvi ve Traklar ile
başlayan, eski Yunan, Pers, Makedonya ve Bizans yönetimlerine kadar, Saros
körfezinin içinde bulunan gerçek tarihini ifade eden görseller ve Anforalardan
oluşan tarlalar yaratmak.
3- Uçak ve savaş gemisi batıları ,
a- Sualtı Tarih Müzesi kapsamında tarihimize mal olmuş iki savaş gemisinin
isminin verildiği, 2 adet hurda savaş gemisi batığı ve bu batıkların gezilebilir
alanlarında o gemilerin tarihinin yer aldığı pano resim, fügür ve heykellerin
sergilenmesi, (Nusret mayın gemisi,Mesudiye zırhlısı gibi)
b- Sualtı Tarih Müzesi kapsamında bir adet C47 türü gibi hurda uçak batığı ve
koltuklarında tarihimize mal olmuş milli kahramanlarımızın yada Cumhuriyetimizin
tüm Cumhurbaşkanlarının oturur heykelleri,
4- Bilimsel araştırma ve çalışmalar,
Dünyada kendi kendini yenileyen üç denizden biri olan Saros Körfezin’ de deniz
mercanları üzerine Türkiye’nin ilk bilimsel çalışmasını yapmak, deniz
mercanlarını araştırmak, geliştirmek ve aşılama çalışmaları yaparak
oluşturulacak olan yapay resif alanlarında mercan gelişimlerini tüm körfeze
yaymak.
5- Proje bitiminde tüm çalışma bölgelerini şamandıralarla markalamak, dip
tonozları ve dubalarla donatarak çapa atılarak oluşacak tahribatları engellemek.
6- Sualtında resif, batık ve müze alanlarını, su üstünde şamandıra ve dubaları
cameralar ile donatarak hem bölgen in kontrolünü sağlamak, hem de internet
üzerinden tüm dünyadan izlenebilirliğini sağlamak.
SAROS YAPAY RESİF PROJESİ BÖLGEYE NE SAĞLAYACAKTIR,
1- Yapay resifler, körfezdeki balıkçılık faaliyetlerinde bulunan balıkçılar ve
sportif balıkçılar için kolay ulaşım sağlayabilecekleri yeri belirli, yıl
boyunca kıyı balıkçılığı yapabilecekleri yeni av sahaları oluşturacaktır.
2- Kıyısal bölgede kullanılan av araçlarının kıyı uzatma ağları, paraketeler ve
oltaların etkinliği arttırılacaktır.
3- Turizm potansiyeli yüksek olan Saros Körfez Bölgesi’nde dalgıçları
daldıklarında birçok türü bir arada görebilecekleri yeni dalış sahaları
oluşturulacaktır. Sportif dalıcılara bu anlamda dalış imkanı sağlanarak bölge
turizm gelirlerinin artması sağlanacaktır.
4- Tüm Saros Körfezi için öneme sahip, soyu tükenme tehlikesi altında olan resif
bağımlı orfoz ve lâhos türleri için yeni barınma yerleri oluşturulacaktır.
5- Ulusumuzun, şanlı direnişi, inanç, deha ve kanla kazanılmış muhteşem destanı
sonucu kurulmuş olan genç Cumhuriyetimizi görselleyerek yeni nesiller ve tüm
dünyaya aktarmak.
6- Deniz mercanları üzerine yapılan bilimsel çalışmaları genişleterek, Saros
körfezin bir bilimsel araştırma denizi haline getirerek ülkemizdeki ve dünyadaki
üniversitelere ve bilim adamlarına, bilimsel çalışma ortamı yaratmak.
7- Saros Körfezi’nin kuzey kıyılarında yapılacak olan yapay resif projesi bir
ilk olacaktır ve bu projenin sonuçları yapılacak yayınlar, etkinlikler ve fuar
katılımları ile tüm dünyaya duyurulacak ve Turizm gelirlerinin artması
sağlanacaktır.
8- Bu altyapının tamamlanmasıyla benzer projeler uzun süreli ve tekrarlanabilir
şekilde her yıl projelendirilerek sürdürülebilmesi için olanak sağlanmış
olacaktır.
Sonuç olarak bu projemiz kapsamında Saros Körfezi’ nin çeşitli yerlerinde
çevreci, nitelikli ve kalıcı dalış noktaları oluşturmak ve yapay resiflerin
amacına uygun olarak su altı canlılarının popülasyonunu desteklemek ve arttırmak
istemekteyiz.
Proje gerçekleştiğinde Edirne Vilayeti ve Saros Körfezi, ülkemiz su altı
kaynaklarına çevreci bir değer eklediği gibi, yeni dalış noktaları kazanarak,
dalış turizminden ciddi bir gelir artışı elde edecektir.
Suyun altında dalgıçlara sunabileceğimiz nitelikli ve çevreci oluşumlar
yapıldığında daha önce hiç dalmamış olanların yanı sıra tecrübeli dalgıçları
Saros Körfezi’ne çekmek mümkün olacaktır.
PROJENİN BAŞLANGIÇ ÇALIŞMASI ,
ESTAB Başkanı ve Keşan Belediye başkanı sayın Mehmet Özcan’ın konuya olan
duyarlılığı sonucu 2009 Aralık ayında projelendirme çalışmalarına başlanmış,
hazırlanan taslak Saros Yapay Resif Projesi için ESTAB encümenince proje
uygulama kararı alınmıştır.
Karar sonrası proje çalışmaları için Profosyonel dalış eğitmeni Savaş Yapman
encümen kararı ile ücretsiz Teknik danışman olarak görevlendirilmiştir. İlk
çalışmalara Mecidiye su ürünleri kooperatifi ile görüşmelere ve bölge
balıkçılarının görüşleri alınarak başlanmıştır. Böylece ilk olarak bölge
balıkçılarının yapay resifler ile beklenti ve istemleri alınmıştır. Hazırlanan
ilk teknik çalışma ile Ege Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne
başvurulmuştur. Üniversitenin proje koordinatörü olarak görevlendirdiği Profösör
Doktor Altan Lök ve ekibi ile proje teknik ekibinin sualtında yapılan inceleme
ve araştırma dalışları sonrası ön çalışma raporu hazırlanmıştır. Hazırlanan
rapor , Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına iletilerek gerekli izin başvurusu
yapılmıştır. Nisan ayının sonunda ilgili bakanlıktan alınan onayla birlikte
çalışmalar başlanmıştır.
Proje içeriğinde Sualtı Tarih Müzesi ve Deniz Mercanları ile ilgili bilimsel
çalışmalarında olması nedeni ile ücretsiz çalışmak üzere ressam-heykeltraş
Feryal Taneri Sanat danışmanı, Çevre mühendisi Didem Şeker ise bilim danışmanı
olarak görevlendirilmişlerdir. Sualtı Tarih Müzesinin birinci bölümünün
heykelleri, heykeltraş sn Cengiz Kantık, Selman farız ve Kalpten Dönmez tarafından yapılmıştır.
ESTAB yönetimi ve tamamen gönüllülerden oluşan bu ekip ile Aralık 2009 ayında
başlayan bu çalışmalar sekiz ay gibi çok kısa bir sürede uygulama aşamasına
gelmiştir.
Birinci etap uygulamalarında
aşağıda belirtilen çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
1- Keşan Belediyesi’nin katkılarıyla öncelikle yapay resif bloklarının inşaatına
başlanmıştır. Bu çalışmalarda 400 adet yapay resifin inşaatı tamamlanmıştır.
2- Projenin tüm aşamalarının görselleştirilip sunulacağı bir maket çalışması
tamamlanmıştır.
3- Sualtı Tarih Müzesi kapsamında açık müze alanları için heykeltıraşlarımız
tarafından tabyalar, asker heykelleri ve toplar tamamlanmış,anıtlar
çalışmalarına başlanmıştır.
4- Sualtı Tarih Müzesi kapsamında kapalı müze alanı için teknik çalışmalar
neticelendirilmiş ve mimari projelendirmeler yapılmıştır.
5- Deniz mercanları ile ilgili olarak bilimsel çalışmalar başlamış, tür
tespitleri belirlenmiş ve denizde sualtında kurulan mercan çiftliklerinde
gelişim, üretim ve aşılama çalışmalarına hız verilmiştir.
Saros yapay resif projesi çerçevesinde çalışmaları devam etmekte olan mercan
resif projesi ; saros körfezindeki mercan türleri, bilimsel sınıflandırmaları,
üreme , gelişme , yaşamları , diğer canlılar ile ilişkileri, körfez suyu
özellikleri ve su kalitesinin canlı yaşamına etkileri vb. konuları kapsamakla
kalmayıp, uluslararası bir sorun olan küresel ısınma ve çevre sorunlarının
resifler üzerindeki etkisi üzerine Türkiyede ilk defa yapılacak çok geniş
kapsamlı bir projedir. Mercan resif projesi sadece mercanlar üzerine bir çalışma
olmayıp, diğer endemik canlı türleri üzerine de bilimsel bir araştırma
çalışmasıdır.
Proje, Yapay Resif anlamında pek çok örnekleri gibi görünmesine rağmen Türkiye’
nin en geniş kapsamlı projesidir. Çünkü ;
1- Proje kapsamında “Dünyanın ilk Sualtı Tarih Müzesi,”
2- Türkiye’nin deniz mercanları ile ilgili “ilk bilimsel” çalışması gibi,
günümüze kadar hiç uygulanmamış çalışmalar bulunmaktadır.
2010 yılı Kasım ayına kadar 1. etab çalışmaları , 2011 yılı sonuna kadar ise
tamamı bitirilecektir.
Proje, Estab ‘ ın önderliğinde ve tamamen gönüllülerden oluşan bir teknik ekiple
yürütülmektedir. Sekiz ay içinde gelinen nokta ise ciddi bir başarıdır.
Türkiye’nin en kapsamlı “Saros Yapay Resif Projesi” sizlerin de katkılarıyla
büyüyüp gelişecektir.
Op. Dr. Mehmet Özcan
ESTAB Başkanı,
Keşan Belediye Başkanı,

|